Reklamı Kapat

türkü dinle yöresel türküler turku

türkü klipleri türkü sözleri türkü dinle turku notaları

Türkü nedir

Türkü nedir?

Türkü, hece ölçüsüyle yazılmış, sözleri ezgi eşliğinde söylenen Türk halk şiiridir. Kelime anlamı, Türki yani Türk’e ait olan manasındadır türkü

Türk halk edebiyatı nazım şekli ve türüdür. Ezgisi yönüyle diğer halk şiiri türlerinden ayrılır. Türküler genellikle anonimdir. İsimleri bilinen saz şairlerinin söyledikleri de giderek halka mal olmuş ve bunlar da anonimleşme eğilimine girmiştir.
Türkü yakmak nedir?

Türkü söylemeye “türkü yakmak” da denilmektedir.
Türkü’ler kaça ayrılır?

Türküler 3’e ayrılmaktadır.Bunlar:

1- Ezgilerine göre türküler: Ezgilerine göre türkülerde kendi içerisinde 2’ye ayrılır.

a- Kırık havalar: Usullü ezgilerdir. Alt türleri; türkü (genelde tüm kırık havalar için, özelde diğer türlerin dışında kalanlar için kullanılır), deyiş, koşma, semah, tatyan, barana, zeybek, horon, halay, bar, bengi, sallama, güvende, oyun havası, karşılama, ağırlama, peşrev, teke zortlatması, gakgili havası, dımıdan, zil havası, fingil havası’dır.

b- Uzun havalar: Usulsüz ezgilerdir. Alt türleri; uzun hava (diğer türlere girmeyenler için kullanılır), barak, bozlak, gurbet havası, yas havası, tecnis, boğaz havası, elagözlü, maya, hoyrat, divan, yol havası, yayla havası, mugam’dır. Ayrıca gazeller de özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde halk arasında söylenmektedir.

2- Konularına göre türküler: Ninniler ve çocuk türküleri, tabiat üzerine türküler, aşk türküleri, kahramanlık türküleri, askerlik türküleri, tören türküleri, iş türküleri, acıklı olaylarla ilgili türküler, güldürücü türküler, karşılıklı söylenen türküler, oyun türküleri, ağıtlar.

3- Yapılarına göre türküler: Yapılarına göre türküler’de kendi içerisinde 2’ye ayrılır.

a- Mani kıt’alarından kurulu türküler: Birbirleriyle ilgili konularda söylenmiş manilerin sıralanarak ezgiyle okunmasından meydana gelir.

b- Dörtlüklerle kurulu türküler: Dörtlüklerle kurulu türküler adı üstünde dörtlüklerden oluşan türkülerdir.bu tür türküler de anonim’dir.
Örnek bir türkü “Havada Bulut Yok”

Havada bulut yok bu ne dumandır.

Mahlede ölüm yok bu ne figandır.

Adı Yemen’dir gülü çemendir.

Giden gelmiyor acep nedendir.

Burası Muş’tur yolu yokuştur.

Giden gelmiyor acep nedendir.

Kışlanın önünde redif sesi var.

Bakın çantasına acep nesi var.

Bir çift kundurayla bir de fesi var.

Adı Yemen’dir gülü çimendir.

Giden gelmiyor acep nedendir.

Burası Muş’tur yolu yokuştur.

Giden gelmiyor acep nedendir.
Sözlükte türkü ne anlama gelmektedir?

Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş koşuk.

Kaynak: http://turku.nedir.com/

Türlü ezgilerle söylenen anonim halk şiiri nazım biçimidir. Söyleyeni belli olan türküler de vardır. Halk edebiyatının en zengin alanıdır. Anadolu halkı bütün acılarını ve sevinçlerini türkülerle dile getirmiştir. Halkın derdini, neşesini, dünya görüşünü yansıtır. Hecenin değişik kalıplarıyla oluşturulur. Belli bir ezgi ile söylenir. Türkülerin ilk söyleyeni zamanla unutulmuştur. Kuşaktan kuşağa ve yöreden yöreye aktarılırken gerek içeriğinde gerek yapısında değişiklikler meydana gelmiştir. Türküler bend ve kavuştak denen bölümlerden oluşur. Türkünün asıl sözlerinin yer aldığı bölümlere bend adı verilir. Her bendden sonra gelip bu bendleri birbirine bağlayan bölümlere bağlama veya kavuştak adı verilir. Türküler, diğer halk şiiri ürünlerinden ezgileriyle ayrılır.

Türkülerin özellikleri şunlardır:

  • Türkü iki bölümden oluşur. Birinci bölüm asıl sözlerin bulunduğu bölümdür ki buna “bent’ adı verilir. İkinci bölüm ise bentlerin sonunda yinelenen nakarattır. Bu bölüme bağlama” ya da “kavuştak denir. Bentler ve kavuştaklar kendi aralarında kafiyelenir.
  • Türküler, hece ölçüsünün her kalıbıyla söylenir. Daha çok, yedili, sekizli, on birli hece ölçüleri kullanılır.
  • Her konuda türkü söylenebilir. Bunlar arasında elbette aşk, hasret ilk sırayı alır.
  • Halk arasında heyecan uyandıran olaylarla ilgili yakılan türküler bestelenir, zamanla yurdun her köşesine yayılır.
  • Türkü, bölgelere, konularına, ezgilerine göre değişik isimler alır. Buna göre türkünün, hoyrat, oturak, kırık gibi türleri vardır.
  • Türküleri kesin ayrıma sokmak güçtür.
  • Bir yörede yakılan türkü diğer bir yöreye şekli ve söyleniş biçimi değişerek geçebilir. Böylece türkü halka mal olur.

Türkülerin Sınıflandırılması

Türküler ezgileri, konuları ve yapıları bakımından sınıflandırılabilir. Ayrıca söylendikleri bölgelere göre de ad alırlar:

I. Ezgilerine göre Türküler

  • a. Usulsüzler: Bunlara uzun hava da denir. Divan, bozlak, hoyrat, kayabaşı, Çukurova gibi çeşitleri vardır.
  • b. Usullüler: Ölçüsü ve ritmi belli olanlardır. Bunlara kırık hava da denir. Zeybekler, halaylar, barlar, horonlar, kaşık havaları… usullü türküleri oluşturur.

II. Konularına Göre Türküler

  • a. Ninniler: Ninni, annenin çocuğunu kucağında, salıncakta ya da beşikte uyutmak için kendine özgü bir besteyle söylediği basit sözlü türküdür.
  • b. Çocuk Türküleri: Çocuklara, iyi duygu ve düşünceleri aşılamak için söylenen türkülerdir.
  • c. Doğa Türküleri: Yaylalar, dağlar, ormanlar, kuşlar, çiçekler gibi türlü doğa varlıklarını konu alan türkülerdir.
  • d. Aşk Türküleri: Aşk duygularını, sevgiliye kavuşmayı, ayrılığı dile getiren içli türkülerdir.
  • e. Kahramanlık ve Askerlik Türküleri: Savaş, göç, akın gibi olayları yiğitçe bir üslupla anlatan türkülerdir.
  • f. Tören Türküleri: Kına gecesi, nişan, düğün gibi törenlerde okunan türkülerdir.
  • g. İş Türküleri: Toplu olarak bahçede, bağda, bostanda, tarlada çalışırken söylenen türkülerdir.
  • h. Karşılıklı Türküler: İki kişinin karşılıklı olarak belli bir konu üzerinde söylediği türkülerdir.
  • i. Ölüm Türküleri: Genç yaşta hastalık, cinayet, kaza gibi nedenlerle ölenler için yakılan türkülerdir.
  • j. Oyun Türküleri: Besteleri, oyun hareketlerine ve figürlerine uygun türkülerdir.

III. Yapılarına Göre Türküler

Türküler içerisinde bentleri bir, iki, üç, dört dizeden oluşanlar olduğu gibi kavuştukları bir, iki, üç, dört dize olanlar vardır. Ayrıca her dörtlüğün son dizesi kavuştaktan oluşan türküler de vardır. Bazı türkülerde ise kavuştak yer almaz.

Türkü Örnekleri
 
Çamlığı başında tüter bir tütün
Acı çekmeyenin yüreği bütün
Ziyamın atını pazara çekin
Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler
 
Uzun olur gemilerin direği
Yanık olur anaların yüreği
Ne sen gelin oldun ne ben güveyi
Onun için açık gider gözlerim
 
kaynak : http://www.edebiyatogretmeni.org/turku/
 
Türkü: Türki kelimesinden gelişen ve “Türk’e ait” anlamına gelen bu kelime genelde bütün kırık havalar (ritmli ezgiler) için kullanılmaktadır. Türkler’in Türkü, Türkmenler’in Türkmani, Varsaklar’ın varsağı adı ile anılan halk şarkılarının adıdır. Çoğunlukla hece vezni, az olarak aruz vezni ile yazılmışlardır.Yapı olarak en önemli özellikleri, çoğunlukla tek cümleli ve bir bölümlü olmaları, ayrıca bezekli ve sekileme göstermeleridir. Yine türkülerde genel olarak on zamanlıya kadar usûller kullanılmıştır. Ayrıca “Türkü” Türk Halk Edebiyatında bir şiir türüdür.  Türküler için bugüne kadar yapılan çeşitli sınıflamalar aşağıdaki gibidir. a- Sözel türlerine göre türküler: Buradaki sınıflandırmada esas halk edebiyatındaki türlerin dikkate alınmasıdır. Halk edebiyatı konusunda bu türler; mani semaî koşma, hoyrat kalenderi destan, nefes tecnis satranç gibi formlardır. Şiirsel yapısı mani olan bir türkiye mani denmektedir. Bu şekilde diğerleri de adlandırılmaktadır.

b- Sözel içeriklerine ve ezgilendiriliş amaçlarına göre türküler:

Bu tür sınıflandırmada esas sözlerin içerdiği konular ve ezgilendiriliş amaçlarına göre olmaktadır.
1-) Ölüm veya doğal afetlerden sonra yakılan ve konulan anlatan türküler ki bunlara Ağıt denir.
2-) Güzellik konularını içerenlere; Güzelleme
3-) Aşk ve sevda konularını anlatanlara; Sevda Türküleri
4-) Kahramanlık ve yiğitlik olaylarını anlatanlara; Yiğitleme veya Koçaklama.
5-) Güldürücü ve komik olayları anlatanlara; Satirik Türküler
6-) Dua içerenlere; Alkış
7-) Çeşitli meslekleri konu edenlere; İş ve Meslek Türküleri
😎 Eşkıyalarla ilgili konuları anlatanlara; Eşkıya Türküleri
9-) Beddua içerenlere; İlenç veya Kargış
10-) Düğün ve kına törenlerini konu edenlere; Düğün ve Kına Türküleri.
11-) Bebekleri uyutmak için okunanlara; Ninni
12-) Sohbet toplantılarında okunanlara; Sohbet Türküleri
13-) Askerlikle ilgili olanlara; Asker Türküleri
14-) Yolda okunanlara; Yol Türküleri
15-) Çeşitli halk oyunları ile okunanlar o oyunun adı ile ilgili Horon veya Bar Türküsü gibi adlandırmalar yapılmaktadır.

c- Ayaklarına (makamsal yapılarına) göre türküler:
Bu şekilde adlandırmalar türkünün bilinen ve yaygın bir “Ayak” adı varsa buna göre yapılmaktadır. Örneğin; Kerem Türkü Garip Türkü Hüseynî Türkü gibi. Tabii ki bu tip sınıflamalar hiçbir zaman sağlıklı ve doğru olmamakta yöresel folklorik terimlerin dışına çıkamamaktadır.

d- Son bir sınıflandırma da yörelerine göre yapılmaktadır:

Örneğin; Aydın türküsü Konya Türküsü Doğu Anadolu türküsü Karadeniz Türküsü gibi.

Yukarıda belirtilen dört ayrı sınıflandırma hiçbir zaman gerçek bir tür sınıflandırması değildir. “Tür” olabilmesi için çeşitli öğeleri bünyesinde toplamış olması gerekmektedir. Oysa yukarıda belirtilen sınıflandırmalar sadece bir veya birkaç özellik gözönüne alınarak yapılmıştır. Bugüne kadar yapılan bu sınıflandırmaları gördükten sonra şimdi Geneleksel Türk Halk Müziği’nde gerçek anlamda “tür”leri inceleyelim.

a- Azeri türküleri:

Bunlarda türü belirleyen en önemli öğeler; Usûl, çalgılar makam ve ağızdır.

Genelde 6/8 ve 12/8’lik usûller kullanılır.

Tar, garmon ve akordeon’un en önemli çalgıları oluşu bu türlerde onyedili perde dizgesinin yanısıra, tampere dizgesinin de (Batı müziği sistemi) kullanılmasına sebep olmuştur. Ritm saz olarak koltuk davulu (doli) kullanılmaktadır.

Segah ve Nihavend makamları en çok kullanılan makamlardır. Özellikle segah makamının çok kullanılması nedeni ile GTHM’deki bütün “Sİ” kararlı türkülere Azeri ayağında türküler denmiştir. Tabii ki çok hatalı bir adlandırmadır.

Kars ve çevresine ait pek çok türkünün Azeri türkülere büyük benzerlik göstermesi coğrafi konum nedeni ile çok doğaldır.

b- Karadeniz Türküleri: Karadeniz türkülerinde, türü belirleyen unsurlar;
usûl, çalgılar ağız ve bağlamadaki tavırdır. Ayrıca bu türkülerin büyük bir kısmı oyunlara eşlik etmek için okunurlar.

Usûl olarak 7/16 7/8 5/8’lik usûller kullanılmıştır. Tulum zurna ve Karadeniz kemençesi türün çalgısal özellik gösteren çalgılarıdır. Ayrıca bağlama (Uzun sap bozuk düzen) yaygın olarak kullanılmakta ve kendine ait Karadeniz tezenesi ile tavır özelliğini göstermektedir. Seslendirmede kullanılan Karadeniz ağzı (şivesi) türün bir diğer özelliğidir.

c- Konya Türküleri: Bu türde bağlamadaki özel Konya tavrı ve seslendirmede yapılan triller kendini kabul ettirmişlerdir.

d- Rumeli Türküleri: Bu türkülerde ağız ve bağlamadaki tavır türü belirleyen en önemli öğelerdir. Bu türkülerin de bir kısmı oyunlara eşlik olarak okunur.

Genelde 5/8, 7/8,7/16’lık usûller kullanılmıştır. Seslendirmede yöresel ağız “şive” bağlama ile icrada Trakya tavrı görülür. Kent merkezlerinde bağlamanın yanı sıra keman kanun ud gibi GTSM çalgıları da kullanılmaktadır.

Bulgaristan, Yunanistan ve Yugoslavya’da yaşayan Türkler’in bu türdeki türkülerinin oluşu asırlarca aynı siyasi topluluk içinde olan insanların kültür birlikteliğinden başka bir şey değildir.

e- Teke Zortlatması (Teke Yöresi Türküleri): Bu tür adını Teke yöresi olarak bilinen bölgeden almaktadır. Bölgenin adı Teke beyliğinden gelmektedir. 1277 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey’in izniyle Teke Paşa bir beylik kurmuş ve bu beyliğe kendi adını vermiştir.

Teke yöresini kapsayan yerler şunlardır; Burdur’un tamamı Fethiye Ortaca (Muğla) Acıpayam Kızılhisar Honaz (Denizli) Dinar Başmakçı (Afyon) Yalvaç Şark-i Karaağaç (İsparta) Cevizli Akseki Manavgat Alanya (Antalya)

Türe adını veren “Teke Zortlaması” deyimi ise şuradan gelmektedir: Yörede çok yaygın olarak beslenen keçinin erkeğine teke denmektedir. Bu hayvanların özellikle eşleşme zamanında yaptığı sıçramalar ve hareketler bu türün oyunlarına yansımıştır. Ancak bazı araştırmacılar bu adın yörenin adından da geldiğini sanmaktadırlar.

Türün en belirgin öğeleri usûl bağlamadaki çalış tavrı ve oyunlara eşlik olarak okunmasıdır.

9/8’lik usûlün Geleneksel Türk Sanat Müziği’nde Aksak ve Raks Aksağı olarak bilinen şeklinin 9/16’lık türevi teke zortlatmasının en belirgin unsurudur. Muzaffer Sarısözen Teke Yöresinde özellikle İsparta çevresinde kullanılan 9/16’lık usûle “Gakgili havası” dendiğini belirtmiştir. Hamit Çine de, köy kadınlarının, tepsi tencere kapağı leğen çalarak teke oyunlarını oynamasına “Dımıdan” dendiğini söylemektedir.

f- Yozgat Türküleri:Bu türü belirleyen en önemli öge, bağlamadaki,Yozgat
Tavrı olarak veya “Sürmeli” olarak bilinen bir tavırla çalmışıdır. Ayrıca seslendirmede yapılan triller ve gırtlak hareketleri ağız olarak da bu türe başka bir özellik kazandırır.

Bağlamada ağır (Andante) bir çalış tarzı içinde tezene ile uzun süreli seslerde ve senkoplarda tiriller yapılırken klavye üzerindeki elin yaptığı çarpmalar da tavrı tamamlar.

Yozgat tavrını radyolara getiren tanıtan ve yaygınlaşmasını sağlayan Nida Tüfekçi Hoca’dır.

Türk Halk Müziği repertuvarı içinde bazı türkülerin belirli yerlerinde Yozgat tavrı kullanılmaktadır. Ancak bunlar kısa pasajlar halinde yer yer olmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucu gerçek Yozgat tavrını gösteren Yozgat türküleri mevcut repertuvar içinde sekiz tanedir.

1- Asker yolu beklerim
2- Ali’min çamda buldum izini
3- Çamlığın başında tüter bir tütün
4- Dersini almış da ediyor ezber
5- Eğdim kavak dalını
6- Hastahane önünde incir ağacı
7- Sabahınan eser seher yeli mi 8-Yaz gelirse.

kaynak http://cengizdamar.blogcu.com/turku-nedir-cesitleri-ve-ornekleri/13177501

türkü arama sonuçları :

site ekle site ekle Yandex.Metrica

toptan ev tekstil